| Elazığ Sivrice Resimleri |
| Description: |
Elazığ (eski adı Mamüret'ül Aziz, 'Elaziz), Doğu Anadolu Bölgesi'nde on bir ilçeden oluşan ildir.
Konumu itibariyle, Doğu Anadolu Bölgesi'ni batıya bağlayan yolların kavşak noktasında bulunur. İli, doğudan Bingöl, kuzeyden Keban Baraj Gölü aracılığıyla Tunceli, batı ve güneybatıdan Karakaya Baraj Gölü vasıtasıyla Malatya, güneyden ise Diyarbakır illerinin arazileri çevreler.
Coğrafya
İl Sınırları içindeki en önemli akarsu Fırat ve kollarıdır. 86 km² yüzölçümü olan Hazar Gölü, il merkezine 30 km. mesafede yeralır. Ayrıca Elazığ Keban, Karakaya, Kralkızı ve Özlüce gibi önemli baraj gölleri ile çevrilidir.
İklim
Elazığ ,karasal iklimin etkisindedir.Keban Baraj gölü kıyılarında ve Uluova'da bozulmuş Akdeniz İkliminin etkileri görünür.En düşük sıcaklık 1980 yılında Karakoçan ilçesinde -38,9 ile ölçülüp en yüksek sıcaklık 2000 yılnda şehir merkezinde 42,2 şeklinde ölçülmüştür.
Elazığ´ın ilçeleri ve eski isimleri
* Ağın
* Alacakaya
* Arıcak
* Baskil
* Elazığ
* Karakoçan
* Keban
* Kovancılar
* Maden
* Palu
* Sivrice
Elaziğ´daki ilçelerin isimlerinin bazıları zamanla değiştirildir.
İlin konumu
Elazığ, Doğu Anadolu Bölgesi'nin güney batısında ve Yukarı Fırat havzasında yer almakta olup, doğuda Bingöl, batıda Malatya, güneyde Diyarbakır, kuzeyde Tunceli ve kuzeybatıda da Erzincan topraklarıyla çevrilmişdir.
Coğrafi konumu itibariyle, Doğu Anadolu Bölgesi'ni batıya bağlayan yolların kavşak noktasında bulunur. Elazığ ili Doğu Anadolu Bölgesi'nin güneybatısında, Yukarı Fırat Bölümünde yer almaktadır. Yüzölçümü 8.455 Km2 si kara, 826 Km2 si baraj ve doğal göl alanları olmak üzere toplam 9.281 Km2 dir. Denizden yüksekliği 1.067 metre olan Elazığ, yeryüzü şekilleri açısından topraklarını dağlık alanlar, platolar ve ovalar oluşturur. Türkiye topraklarının % 0,12’sini meydana getiren il sahası, 40º 21’ ile 38º 30’ doğu boylamları, 38º 17’ ile 39º 11’ kuzey enlemleri arasında kalmaktadır. Bu çerçeve içinde şekil olarak kabaca bir dikdörtgene benzeyen Elazığ ili topraklarının D-B doğrultusundaki uzunluğu yaklaşık 150 km. K-G yönündeki genişliği ise yaklaşık 65km dir.
Nüfus durumu
Yerleşim durumu itibariyle nüfus çoğunluğunun şehir ve kasabalarda yaşadığı Elazığ'ın nüfusu 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonucuna göre 672.882'dır. Bu nüfusun yüzde 64 ünü oluşturan 469.480'ü şehir (Merkez ilçe ve diğer ilçe merkezleri), yüzde 36’nı oluşturan 205.342’si köylerde yaşar.
Cinsiyete göre nüfus ise erkek 417.687, kadın 271.929 kişi olup, cinsiyet oranı 102.04’dür.
1990-2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonucuna göre sayımlar arası yıllık nüfus artış hızı İl genelinde binde 13.39’dur. Aynı dönemlere ilişkin Doğu Anadolu Bölgesi'nde ve Türkiye yıllık nüfus artış hızları sırasıyla binde 13.75 ve 18.28’dir.
İl Merkezi nüfusunda binde 26.42, il ve ilçe merkezleri nüfusunda binde 28.45 artış, bucak ve köylerde ise binde -8.77 azalma oldu.
Söz konusu sayımlar arasına göre köy bazında yıllık nüfus artış hızında Merkez ve Arıcak ilçelerinde artış, kalan diğer ilçelerde ise köy nüfuslarında azalış gözlenir.
2000 yılı nüfusunda İl merkezlerinin nüfus büyüklüğüne göre sıralanışında 81 İl arasında Elazığ 21nci İl, İl nüfuslarının büyüklüğüne göre sıralanışında ise 39ncu İl'dir.
Ulaşım
Elazığ İli, Doğu Anadolu Bölgesi’nin geçiş merkezi konumundadır. Elazığ Türkiye’nin dört bir yanına ana karayollarıyla bağlı olup, ayrıca demiryolu ve havayolu ulaşımına da sahiptir. Keban Barajı’nın yapımıyla Elazığ’ın bazı ilçeleri ve komşu illere bağlı ilçeleriyle Keban Baraj Gölü’nden feribotla yapılır.
Karayolu Ulaşımı
İlin en önemli karayolu bağlantısı; Ankara – Kayseri – Malatya üzerinden gelerek, Tunceli ve Erzurum’a giden devlet yoludur. Bu karayolunun 156 km.si Elazığ İl sınırları içinde yeralır. Yolun Elazığ – Palu kesiminin 87. km. sindeki Kovancılar yöresinden kuzeydoğuya ayrılan bir kol; Bingöl ve Muş üzerinden Van’a kadar ulaşır.
İlin ikinci önemli devlet yolu Diyarbakır ve Mardin üzerinden Suriye sınırında Nusaybin ve Cizre, Irak sınırında Habur sınır kapılarına kadar ulaşmaktadır.
Elazığ’da karayolu ile yolcu taşımacılığı yapan 4 otobüs firmasının yanında, Elazığ’dan transit geçiş yapan çok sayıda otobüs firmasının olması günün her saati, Elazığ’dan diğer illere ve diğer illerden Elazığ’a ulaşımı son derece kolaylaştırır.
Tarih
Elazığ kent merkezinin geçmişi yeni olmakla birlikte yerleşim olarak bölgenin tarihi oldukça eskidir. Bu nedenle Elazığ’ın tarihinin, devamı durumunda olduğu Harput’un tarihi ile birlikte ele alınması gerekmektedir.
Harput ve yöresi, Anadolu’nun en eski Türk boyları yerleşme birimlerinden biridir. Nitekim, Fırat Irmağı’nın çizdiği büyük yay içinde, sulak ve verimli bir ova üzerinde bulunması, doğal kaya sığınakları, kara ve su hayvanlarının bolluğu nedeniyle yöre, Paleolotik (Yontma Taş Devri M.Ö. 10.000) dönemden beri, yerleşme alanıdır.
Elazığ ve yöresinin yazılı tarihinin Hitit tabletlerindeki bilgilerle aydınlatıldığı görülür. M.Ö. 2000’lerde yörenin İşuva adıyla anıldığı belirlendi.
M.Ö. 12. – 7. yüzyıllar arasında yöreye merkezi Van (Tuşpa) olan Urartular hakim oldu. Urartu dönemi ile ilgili olarak, Harput Kalesi başta olmak üzere, Altınova Norşuntepe’de ortaya çıkarılan Urartu yerleşmesi, Palu Kalesi, Karakoçan (Bağın) ve İzoli (Kuşsarayı)’ndaki çivi yazılı kitabeler yöredeki Urartu hakimiyetini açıkça ortaya koydu.
Daha sonra bölgede Medler, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Arapların değişik dönemlerde egemen oldukları görülür.
Büyük Selçuklu hakimiyetinin Anadolu’ya kayması ile Harput’un Türk Yurdu olmasında en önemli savaşın Malazgirt Meydan Muharebesi dir.
1085 yılında Çubuk Bey tarafından işgal edilen Harput’ta Çubukoğulları Beyliği kuruldu.
Çubukoğulları Beyliği’nin ömrü uzun sürmemiş, 1110 yılında Artuklu Belek Behram Harput ve yöresini ele geçirerek Artukoğulları dönemini başlatmıştır. Belek Gazi, Haçlı seferlerine karşı büyük mücadeleler verdi.
Artuklu hanedanına, 1234 yılında I. Alaaddin Keykubad tarafından son verilmiş, Harput bu tarihten itibaren Selçuklu Devleti’nin hakimiyeti altına girdi.
Kösedağ Savaşı’ndan sonra Harput, 1243’te İlhanlılar tarafından zaptedilmiş, 1363’te Dulkadiroğulları'nın, 1465’te Akkoyunlular'ın ve nihayet Çaldıran Savaşı’ndan sonra 1516 yılında Osmanlılar'ın eline geçdi.
Coğrafi konumu itibariyle tarihin hemen her döneminde önemli bir yerleşim merkezi olan Harput, 1834’te doğu eyaletlerini ıslah etmek üzere görevlendirilen Reşid Mehmed Paşa, ovada yer alan Agavat Mezrası’nı merkez haline getirince, Elazığ Vilayeti’nin merkezi buraya taşındı.
Yeni kurulan şehir önceleri eyalet ve bilahare vilayet merkezi olmuş, bir ara Diyarbakır Vilayeti’ne bağlı bir sancak haline geldi. 1875’te müstakil mutasarrıflık, 1879’da tekrar vilayet oldu. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında Malatya ve Dersim sancakları da buraya bağlanmış, 1921’de bu iki sancak Elazığ’dan ayrıldı.
Cami ve Türbeler
Ulu Camii
Harput’ta Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından H.551 (M.1156-1157) yılında yaptırılan camii, Anadolu'daki en eski ve en önemli yapılardan dır. Cami; dikdörtgen planlı, dışa kapalı görünümlü olup, minaresinin eğri durumda oluşu ve tuğlalarının süsleme öğesi olarak kullanılması bakımından ilgi çeker. Harim son cemaat ve avlu olmak üzere üç bölümden yapılmıştır. Caminin iç duvarları kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Cami halen ibadete açıktır.
Sarahatun (Sarayhatun) Camii
Akkoyunlu devrine ait cami, Akkoyunlu Hükümdarı Bahadır Han’ın (Uzun Hasan) annesi Sara Hatun tarafından 1465 yılında mescid olarak yaptırıldı. 1585 yılında tamir edilmiş, 1843 yılında da yapılan onarımla bugünkü halini aldı. Cami, kare planlı olup orta kısmının üzeri dört kalın sütuna dayanan kubbe ile kenarları ise tonozla örtülüdür. Mihrap sade bir iniş halindedir. Minberi, taş işçiliğinin güzel örneklerindendir. Minaresi iki renk kesme taştan yapılmıştır.
Kurşunlu Camii
Harput’ta Osmanlı devri camilerinin en güzel örneklerinden biridir. 1738-1739 yıllarında yapılmıştır. Cami, kare yapılı, üzeri büyük bir kubbe ile örtülü ve kubbeye giriş trompludur. Kubbe kasnağında dört penceresi olup, mihrabı sade bir niş biçimindedir. Son cemaat mahalli üç kubbesi vardır. Kubbelerin üzerleri kurşunla kaplanmışdır. Harim kapısı yonca şeklinde olup, minaresi kesme taştan yapılmıştır.
Alacalı Camii
Harput’ta Kitapçıgil parkının girişinde bulunan camide çeşitli yapı devirlerinin izleri görülür. Küçük ebatta ve dikdörtgen planlıdır. Artukoğulları döneminde yapılmasına karşılık, XIX. yüzyılda büyük bir onarım görmüştür. Tavandaki ahşap işçiliği, bu devrin onarımına aittir. Cami kapısı batıda yer almakta olup, bir yonca yaprağı şeklindedir. Kapı üzerinde merdiven ve minare bulunur. Minare, şerefeye kadar sıra ile siyah-beyaz taşla, şerefe ise dama şeklinde, siyah-beyaz kesme taşla örülmüşdür.
Ağa Camii
Harput’a girişte ana yolun solunda yer alan cami’nin kubbesi çökmüş olup, yalnızca zarif minaresi ayaktadır. Minare kare kaideli ve sekizgen gövdelidir. Harput Müzesindeki kitabesine göre 967 H. (1559 M.) yılında Pervane Ağa tarafından inşa edilmiştir. Cami aslına uygun olarak restore edilerek ibadete açıldı.
Merkez Camii
Palu ilçesindedir. Dikdörtgen planlı ve düz damlıdır. İçten sütunlarla ve payelerle üç nefe ayrılmıştır. Mihrap taş işçiliği yönünden ilgi çeker. Yeşil sırlı tuğla ile örülmüştür.
Arap Baba Mescidi ve Türbesi
Selçuklu hükümdarlarından IV. Kılıçarslan’ın oğlu, III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında H. 678 yılında inşa edilmiştir. Minaresi dıştan türbe ile mescidin tam orta kısmına gelen bölümde yapılmıştır. Kapısı mescidin içindedir. Kaidesi alttan beş sıra taş üstünde alçı ve sıva izi görülen ve hemen hiçbir Selçuklu Mescidinde bulunmayan, emsalsiz sırça bordürlüdür. Mescit kare planlıdır. Selçuk üçgenleri ile kubbeye geçilir. Kubbe içinin kornişlerinin çinili olduğu bilinir. Korniş ve çinilerle düzenlenen mihrabın üst kısmı, beş dişlidir. Büyük kemeri bulunur. Arabesk plament ve su yolludur. Türbenin alt kısmında ise Mumyalı bir ceset vardır. Halk arasında Arap Baba diye anılır. Arap Baba ile ilgili çeşitli rivayetler anlatılır.
Fetih Ahmet Baba Türbesi
Harput’a 2 km. uzaklıkta olup, kaya üzerine inşa edilmiş türbenin yanında mescidi bulunmaktadır. Türbe altıgen planlı, üst kısmı sonradan yapılmış, yalnız cenazelik kısmı vardır. İçinde büyük bir sanduka bulunur.
Mansur Baba Türbesi
Harput’ta kaleye giden yolun solunda bulunan türbe, sekizgen planlı olup, kesme taşlardan yapılmış kaide kısmı vardır. İki katlı anıtsal bir yapı olduğu bilinen türbenin üst örtü sistemi sonradan yapılmıştır. İçerisinde Mansur Baba, zevcesi, oğlu ve kızına ait olduğu bilinen dört sanduka bulunan türbenin Artukoğulları devrine ait olduğu ihtimali yüksekdir. |
| Keywords: |
Türkiye, Elazığ, Sivrice, Resimleri, Resmi, Fotoğrafları, Fotoğrafı, En, Güzel, Elazığ, Türkiye, Manzaraları, Gezilesi, Görülesi, Yerler, Tüm, Elazığ, Resimleri, Resmi, Resimler, Resim, Güzel, Resimler, Resim |
| Hits: |
445 |
|