Advanced search
 

Büyük patlama alevler gökyüne çıkıyor

 

Büyük patlama alevler gökyüne çıkıyor


Büyük patlama alevler gökyüne çıkıyor
Description: Kitle imha silahları (KİS; İngilizcede: Weapons of Mass Destruction (WMD)) büyük sayılarda ölümlere sebep olabilecek silahlara verilen isimdir. Genellikle nükleer, biyolojik, ve kimyasal silahlar bu adla da adlandırılırlar. Bu ibare ilk olarak 1937'de İspanya'nın Guernica kentinin Naziler tarafından uğradığı hava saldırısı için kullanılmış, ve de 2003'de Amerika Birleşik Devletleri tarafından Irak'ın işgali için sebebi olarak gösterilmiştir; fakat bu iddia daha sonra Irak'ta hiçbir KİS bulunmamasıyla doğru olmadığı kanıtlandı.

Kitle imha silahları nükleer, biyolojik ve kimyasal olarak 3 grupta değerlendirilebilir.

1. Nükleer Silahlar

Bu gruba giren silahlar, atom çekirdeğinin parçalanması veya birleştirilmesiyle oluşan enerjinin birden açığa çıkması etkisiyle çalışmaktadır.

Çekirdeğin parçalanması etkisiyle çalışanlara "Atom bombası", çekirdek birleşmesi metoduyla yapılan bombalara da "Hidrojen bombası" denilmektedir. Hidrojen bombasının patlatılabileceği sıcaklıklara ulaşılınabilinmesi için önce bir atom bombası patlatılmalı.

Sistemin çalışma prensibi, parçalanmayı başlatacak miktarda (kritik kütle) radyoaktif maddenin 2 parça halinde bir kap içerisine konulması ve bir silah, uçak, torpil, roket vb. yardımıyla bu kabın hedefe atılmasıdır. Düştüğü yerde bu iki parça bir düzenek vasıtasıyla birleştirilir ve kritik kütle oluşturularak çekirdek parçalanması başlatılır.

Etkileri ve korunma yöntemleri :

1. Işık : Patlama anında oluşan çok parlak ışık, çıplak gözle bakıldığında gözlerde tedavisi olanaksız hasarlar yaratmaktadır. Patlama noktasına bakmamak korunmak için yeterlidir.

2. Isı : Patlama noktasında milyonlarca dereceye çıkan ısı, hızla etrafa yayılmaktadır.Etkisini kaybedene kadar olan bölgede (bu bölge, kullanılan nükleer madde miktarına göre değişir) her şeyi yakar. Korunma için kapalı bir yerde (örneğin bodrumda) olmamız yeterlidir.

3. Darbe : Patlama anında oluşan ısı, bulunduğu yerdeki havayı da aynı derecede ısıtacak, ısınan havanın genleşmesi prensibi ile bu hava kütlesi etrafa doğru yayılacaktır. Isınan havanın, atmosfer ısısından bir anda birkaç milyon dereceye çıkması tam bir kasırga etkisi yapar ve ısınan hava yüzlerce km hızla etrafa yayılır. Kısa bir müddet sonra merkezde hava atmosfer normaline dönünce (bu süre 5-10 sn. kadardır) bu sefer de etraftaki hava aynı hızla merkeze hücum edecektir. Yani darbe etkisi 2 defadır. Korunmak için yer seviyesi altında korunmalı bir yerde olmak yeterli olacaktır. Açık arazide bir çukurun içine yatmak bile koruyucu olur.

4. Radyoaktif ışıma : Patlama anında etrafa alfa, beta ve gama ışınları yayılır. Üzerimizdeki elbiseler alfa ışınını, bir duvar beta ışınını tutmaya yeterlidir. Ancak gama ışını, ancak çok kalın toprak tabakaları veya kalın kurşun tabakalar tarafından tutulabilir. Bu ışınlar vücudu delip geçer ve hücrelerde bozulmalara sebep olmaktadır. Kısa vadede radyasyon hastalığı, uzun vadede kanser görülür. Korunmak için patlama anında kapalı ve yer seviyesinin altında bir yerde olmalı, daha sonra bölge derhal terk edilmelidir.

5. Radyoaktif serpinti : Patlama anında toz haline gelen bölgedeki taş, toprak radyoaktif ışıma sonucu kendisi de radyoaktif özellikler kazanarak mantar şeklinde yükselir. Bu mantar bulut, atmosferdeki rüzgarların etkisinde kalır ve uzaklara doğru yayılır. Daha sonra yağmurlarla veya serbest olarak yeryüzüne yağar. Bu serpinti, patlama bölgesindeki ışıma ile aynı etkileri yapar. Korunmak için serpinti bölgesinden uzaklaşmak gerekmektedir.Radyoaktif tozların üzerimize bulaştığından şüpheleniliyorsa derhal bulaşık elbiseler çıkarılır, basınçlı soğuk suyla duş yapılır ve yeni elbiseler giyilir. Çernobil faciasından sonra Karadeniz Bölgesi bu şekilde etkilenmişti.

Günümüzde, radyolojik maddelerin yeni bir kullanım şekli geliştirildi. "Seyreltilmiş uranyum" olarak adlandırılan bu metotta, nükleer patlama olmadan klasik silahlarla beraber bir miktar radyoaktif madde hedef bölgeye serpilir. Bu suretle nükleer silahların en korkutucu etkisi olan "Radyoaktif serpinti" sağlanmış olur. 1991 yılındaki körfez krizinde ve Bosna'da ABD tarafından bu tür silahların kullanıldığı iddia edilir. Bu silahların kalıcı etkisi ve ne zaman, nasıl pasifize olduklarına dair elimizde yeterli bilgi bulunmamaz.

2. Biyolojik Silahlar

Gen yapısı değiştirilerek insanlarda doğaldan farklı etkiler gösteren bakteri ve virüslerin kullanılmasıdır. Genelde doğada insana zararsız olan veya doğal etkileri ilaçla tedavi edilen bakteri ve virüslerin, çok daha ağır hastalıklara yol açacak şekilde değişikliğe uğratılması en çok görülen şekildir. İnsanlara bulaşmayan ama hayvanlarda hastalıklara sebep olan bazı bakterilerin kullanıldığı da oldu.Günümüzde, insanları öldürmeyen ama birkaç günlüğüne ayakta duramayacak kadar hasta eden biyolojik silahların geliştirildiği bilinir.

Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekmektedir. Bu malzeme sivil halkın kullanabileceği şekilde piyasada bulunmamaktadır. Tedavi edici ilaçlar da, bunlar doğada görülmediği için geliştirilmemiştir.

Gen teknolojisi ile ilgilenebilen bilimsel seviyeye gelmiş ülkeler tarafından geliştirilir.


3. Kimyasal Silahlar

İnsan üzerinde öldürücü etki yapan kimyasal maddelerdir. Gaz veya sıvı halinde bulunmaktadır. Etkilerine göre sınıflandırılır.

1. Boğucu gazlar: Solunduğu zaman akciğer yüzeylerinde yanma etkisi oluşturup oksijenin akciğer tarafından emilmesini engeller ve ölüme sebep olur. Günümüzde kullanılmaz. (Klor bu tipe bir örnektir. Klor içeren çamaşır suyu kapalı yerlerde solunursa bu etkiyi yapar)

2. Kan zehirleyiciler: Kanda bulunan oksijen taşıyan maddelerle kimyasal tepkimeye girer ve kararlı yeni bileşikler meydana getirir. Kan, oksijeni taşıyamadığı için hücreler havasızlıktan ölür. Siyanür bileşikleri içerir. Günümüzde kullanılmaz.

3. Yakıcı gazlar: Ciltle teması halinde ateş yanığı etkisi yaparak ciltte ödem oluşmasını sağlar ve cilt solunumunu durdurur. Cilt solunumu durunca havasızlıktan boğulma meydana gelir. Halepçe'de kullanılan gaz bu tiptendi.

4. Sinir gazı: Solunduğunda vücuttaki tüm kasların istem dışı kasılmasını sağlar. Göğüs kafesini açıp kapatan kaslar kasıldığı için soluma yapılamaz ve boğulma olur. Tokyo metrosunda teröristlerce kullanılan gaz bu türdendi.

Korunmak için koruyucu elbise ve koruyucu maske şarttır ancak yukarıda yazdığımız üzere bunlar piyasada bulunmamaktadır. Sinir gazı etkisi için atropin sülfat antidottur ancak gazın etkisinde kaldıktan sonraki 15 saniye içinde yapılması şarttır. Yani hastaneye yetiştirilme şansı yoktur.

Kimyasal gazlar ve biyolojik maddeler rüzgar, nem ve yağıştan etkilenirler, etki alanlarını değiştirebilirler. Dolayısıyla atıldığı yeri bilmek, korunmak için yeterli değildir. Kimyasal gazlar, genelde havadan ağır oldukları için çukur yerlerde toplanır. Etki bölgesini, yüksek yerlerden yararlanarak hızla terk etmek ilk tedbir olarak düşünülebilmektedir.

Burada sayılan bütün maddelerin, "Cenevre Sözleşmeleri gereği kullanılması yasaktır!" ancak tüm ülkelerin bu silahlardan edinme çabası içinde olduğu, üretici ülkelerin de silahları geliştirme çabasında olduğu bilinir.

Bugün tüm dünyada bu tür silahlardan, insanlığı onlarca defa yok etmeye yarayacak miktarda olduğu da bilinir.
Keywords: patlama, bomba, nükleer, patlama, bomba, resimleri, resmi, fotoğrafları, fotoğrafı, resimi, resimler
Date: 26.03.2008 22:52
Hits: 1788
Downloads: 3
Rating: 0.00 (0 Vote(s))
File size: 55.9 KB
Added by: Resimci78

 


Author: Comment:
There are no comments for this image

Post comment
Name:
Headline:
Comment:
 
Verification code:

Please enter the letters or digits that appear in the image. If you have problems identifying the image, click on it to get a new one.
 


   Next image:
Nükleer bombanın patladığı an

 

 

RSS Feed: Büyük patlama alevler gökyüne çıkıyor (Comments)

hayvanlar resimler oto resim manzara arabam araba resimleri