Ana Sayfayı Ziyaret Et / Dini Resimler / Peygamber Efendimizin Kabri / Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) in Medine-i münevverede bulunan Mubarek kabri Şerifleri

hits: 100732   size: 86.4 KB

 

 

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) in Medine-i münevverede bulunan Mubarek kabri Şerifleri 19.07.2008 15:11


 

     
 



Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) in Medine-i münevverede bulunan Mubarek  kabri Şerifleri

Paylaş



 

     
 

 
Açıklama:

HZ.MUHAMMED (SAV)İN SOYU VE DOĞUMU

Peygamberimizi soyu yine bir Peygamber olan İsmail (a.s)aracılığıyla Peygamber babası olan İbrahim
( a.s ) kadar uzanır.

Hz Muhammed (s.a.v) in babasının adı Abdullah annesinin adı Amine dir. Her ikiside Kureyş kabilesine mensubtur.Babası kabilenin Haşimoğulları annesi ise Züheroğulları kolundandır.Soyları birkaç batın yukarıda birleşmektedir.

Peygamberimizin doğumundan 7 ay kadar önce babası Abdullah vefat etmişdi. Böylece Peygamberimiz yetim olarak doğdu. Hz Muhammed (s.a.v) in doğumu 20 Nisan 571 tarihinde Pazartesi gecesi sabaha karşı Mekke'de vuku bulmuşdur. Butarih arap aylarından Rebiuevvel ayının 12 sinerastlamaktadır.Dedesi Abdulmuttalib ve annesi Amine O'na Muhammed ismini koydular. Bu isim yer ve gök ehli tarafından övülmüş kişi anlamına gelir.

Hz Muhammed (s.a.v) sünnetli olarak ve iki omzu arasında Peygamberlik mührü olduğu halde dünyaya gelmişdir. Doğduğu gece bir takım olan üstü olaylar olmuştur.İran kisrasının sarayının 14 burcu yıkılmış,Meccüsilerin 1000 yıldan beri yanmakta olan ateşleri sönmüş yine İranda Sava gölü yere batmış Kabe'deki putlar yüz üstü yere düşmüşdür.

HZ.MUHAMMED (SAV)İN ÇOCUKLUĞU

Mekke'de bugün de mevcut olan bir geleneğe göre süt emme çağındaki çocuklar emzirilmek üzere havası daha hafif bölgelerde yaşayan sütannelere verilirdi. Bunun sebebi çocuğun salıklı olması ve oralarda sadeliğini koruyan Araapçayı iyi bir şekilde öğrenmesiydi. Emzirecek çocuk aramak üzere Mekkeye gelen kadınlar çoğunlukla zengin ailelerin çocuklarını almaya çalışırdı. Oysa Hz Muhammed (s.a.v) bir yetimdi. Hevazin kabilesinin Sa'doğulları kolundan bazı kadınlar aynı maksatla Mekke'ye gelmişdi.Onlar arasında
bulunan Halime isimli kadın bineğinin zayıflığı sebebiyle gelmekte gecikmişdi. Bununsonucu olarak bir
zengin çocuğu bulamadı. Yetim Muhammed'i almak mecburiyetinde kaldı.

Peygamberimiz sütanneye verilinceye kadar amcası Ebu Leheb'in cariyesi olan Süveybe'den süt emmişti.

Peygamberimizle birlikte kabilesine dönen Halimenin bineği kervanın en hızlı hayvanı haline geldi.Sağılan devesi bütün aileye yetecek derecede bol süt vermeye başladı. Otlaklardan diğer ailelerin hayvanları aç olarak dönerken Halimelerin Koyun ve keçileri karınları tok bir şekilde geliyordu. Hz Muhammed (s.a.v),sütannesi onun kocası Haris evine bolluk ve bereket getirmişti. Aile içinde oldukça sevilen
Hz Muhammed (s.a.v) sütannesinin bir memesini emer diğerini süt kardeşlerine bırakırdı.

Peygamberimiz dört yıl bu ailede kaldı. Böylece çocukluğunun ilk yıllarını süt kardeşleriyle geçirdi.Onlarla birlikte kırlara çıkardı. Kır gezilerinden birinde yanına gelen iki melek tarafından gövsü açılarak kalbi dışarıya çıkarıldı;yıkanıp temizlendikden sonra tekrar yerine konuldu. Onda görülen bu tür fevkalade haller sebebiyle sütannesi ve kocası O'nun başına bir tehlikenin gelmesinden korktular.Mekke'ye getirerek
annesi Amineye teslim ettiler.

Peygamberimiz 4 yaşından 6 yaşına kadar annesi Amine ile birlikte kaldı. Amine O'nu hem kocası Abdullah'ın kabrini ziyaret etmek hemde akrabalarıyla görüşmek maksadıyla Yesrib'e (Medine'ye) götürdü.Amine Medine'den dönüşde Ebva köyünde öldü. Böylece Hz Muhammed (s.a.v) çok sevdiği anesinide kaybetmiş oldu. O'nu Mekkeye dadısı Ümmü Eymen getirdi.

Bundan sonra Peygamberimizin bakımını dedesi Abdulmuttalip üstlendi. Hz.Muhammed (s.a.v) 8 yaşındaiken
kendisini sonderece seven dedesini kaybetti. O'un bundan sonraki hayatı evleninceye kadar amcası Ebu talib
in yanında geçti.

HZ.MUHAMMED (SAV)'İN GENÇLİĞİ

Sevgili Peygamberimiz 8 yaşından 25 yaşına kadar amcası Ebu Talib'in yanında kaldı. Ebu Talib üstün insani vasıflara sahibti. Mekkelilerin saygısını kazanmıştı.
Peygamberimiz gençlik yıllarında koyun güderek dar gelirli amcasına yardımcı olamağa çalışdı. Gençlik döneminde yaşıtlarının düşkün olduğu her türlü kötülüklerden uzak kaldı. Nefret ettiği putlara hiç yaklaşmadı. İçki meclislerinden ve çirkin eğlencelerden daima uzak durdu. Kısacası Allah,son Peygamberini de çocukluğundan itibaren kötü ve çirkin olan herşeyden uzak tutmuştur.

A)Seyehatleri

Bir çok mekkeli gibi Ebu Talib de ticaretle uğraşıyordu. Peygamberimiz 12 yaşında iken amcasıyla birlikte Suruye'ye yapılan ticari bir seyehate katıldı. Bu seyehat O'nun Arabistan dışına yapdığı ilk ticari yolculukdur.

Ticaret kervanı Şam yolu üzerinde bulunan Bursa kasabasında konaklamışdı.Orada Bahira isimli Hristiyan
rahib kervancıları davet etdi. Kervandaki en küçük yolcu olan Hz Muhammed (s.a.v) ile özellikle ilgilendi. Ebu Talibe sorduğu sorulardan O'un Tevrat ve incil'de geleceği bildirilen Peygamber olabileceğini anladı.
Ebu Talibi Uyararak:

_ Şam'a gitmeyiniz. Orada yahudiler çoktur. Bu çocuğun Peygamber olacağını anlarlarsa canına kıyabilirler.
O'nu geri götür. Bu çocukda önemli bir hal var dedi.

Ebu Talib Bahiranın tavsiyesine uyarak Şam'a gitmedi. Mekke'ye geri döndü.
Hz Muhammed (s.a.v) 17 Yaşında da başka bir ticaret kervanıyla Yemen'e gitti. Bu defa amcaları Zübeyr ve Abbasla birlikteydi. Genç bir delikanlı olarak o da diğer mekkeliler gibi ticaretle uğraşmaya başlamışdı. 25 Yaşında iken Arabistan dışına yaptığı ticaret seyehatinden ileride ayrıca bahsedeceğiz.

B) Ficar Savaşına Katılması

İslamiyetden önce Arap kabileleri arasında iç harpler hiç eksik olmazdı. Yanlız dini geleneğe göre savaşmanın haram sayıldığı 4 ay boyunca genellikle harp yapılmazdı. Bu aylarZilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep aylarıdır. Eğer bu aylarda harp yapılırsa bunlara, haram ayların kutsallığı bozulduğu için Ficar
Savaşları adı verilirdi.

Kureyş ile Hevazin kabileleri arasın da böyle bir Ficar savaşı çıkmış ve 4 yıl sürmüşdü. Peygamberimiz
20 yaşındaiken amcalarıyla birlikte bu savaşa katıldı. Ancak kendisi kılıç ve ok kullanmadı. Sadece düşman
savhalarından atılan okları toplayıp amcalarına verdi.

HZ.MUHAMMED (SAV)'İN EVLİLİK SAVHASI

a) Hz Muhammed (s.a.v) Ticaretle uğraşması :

Hz Muhammed (s.a.v) amcası Ebu Talibin yanında başladığı ticaretle meşguliyetine devam ediyordu. Doğruluk
ve dürüstlüğü ile herkesin güvenini kazanmışdı. Bu sebeble Muhammedu'l_Emin lakabını almışdı.

Bu durumu duyan ve bir takım kişilerle ticaret kervanları gönderen Hatice Bintu'l Huvveylid (Hüveylid kızı hatice) isimli bir kadın kendisine ticaret ortaklığı teklif etti. Bu Mekkeli zengin kadın Suruye'ye bir ker
van gönderme vazifesini tek başına Peygamberimize verdi. Yanına da ona yardımcı olmak üzere kölesi Maysere'yi
O sırada Hz Muhammed (s.a.v) 25 yaşında idi. Haticenin bu ticaret karı herzamankinin iki misli oldu. Peygamberimize de hissesini iki misli olarak ödedi. Bu seyehat Peygamberimizin Suriye'ye yaptığı ikinci ticaret seyehati olmaktadır.

b) Hz Muhammed (s.a.v) Evlenmesi

Hz Muhammed (s.a.v) 'in dürüstlüğü, dul bir kadın olan Haticeyi son derece etkilemişdi. Zeki ,dirayetli ve iffetli bir kadın olarak tanınan Hatice'ye Kureyş ileri gelenlerinden bir çok evlenme teklifi gelmiş ise de o bunların hiç birini kabul etmemişdi. Zenginliği yanında Kureyş'in asil bir ailesinden olan Hatice aracılar
koyarak her şeyine hayran kaldığı Hz Muhammed (s.a.v)'e evlenme teklifinde bulundu. Peygamberimiz onun bu tek
lifini kabul etti.

Nikah töreni Hz. Hatice'nin evinde yapıldı. Kureyş ileri gelenlerinin katıldığı bu toplantıda Hz Muhammed (s.a.v) adına amcası Ebu Talip Hatice adına da amcası Nevfel oğlu Varaka birer konuşma yaptılar. Nikah Varaka tarafından kıyıldı. Peygamberimizin bu evliliği 15 yılı Peygamberliğinden önce 10 yılı da Peygamberliği döneminde olmak üzere mesut bir şekilde 25 yıl sürdü. Eşsiz bir kadın olan Hz. Hatice Peygamberimize hayatının her safhasında yardımcı oldu. Peygamberliği döneminde en sıkıntılı anların da onu teselli etti. Peygamberimiz o
hayatta olduğu sürece onun üstüne başka bir kadınla evlenmedi. Peygamberimiz bu ilk evliliğini 25 yaşında yapmıştı. Bu evlilikten sonra Hatice'nin evine geçti. Eşi Hatice o esnada 40 yaşlarındaydı.

c) Hz Muhammed (s.a.v) Çocukları

Peygamber efendimizin ilk hayat arkadaşı Hatice'den 2'si oğlan 4'ü kız olmak üzere 6 çocuğu oldu. Erkek çocukları Kasım ve Abdullah küçük yaşta iken vefat etdiler. İlk çocuğunun ismi kasım olduğu için Peygamberimize Araplar arasında yagın geleneğe göre Kasım'ın babası manasına Ebu'l Kasım künyesi verildi.

Kızları Zeynep ,Rukiyye ,Ümmü Gülsüm ve Fatıma ise büyüyüp evlendiler.Hz Ali ile evlenen Fatıma hariç hepsi Peygamberimizden önce vefat ettiler. Fatıma ise Peygamberimizden 6 ay sonra vefat etmişdir. Hz Peygamberimizin
zürriyeti Fatıma'ın çocuklarıyla devam etmiştir.

HZ.MUHAMMED (SAV)'İN PEYGAMBERLİĞİNİN İLK YILLARI

1.İLK VAHYİN GELİŞİ

Vahiy kavramı ,Allah tarafndan Peygamberlere haber ulaştırma yollarını ifade eder.

Hz Muhammed (s.a.v)'e bir kaç şekilde vahiy gelmiştir:
a) Sadık rüyalar
b) Allahın doğrudan O'nun kalbine ilham vermesi
c) Cebrail' insan veye kendi asli suretinde vahiy getirmesi
d) Vahyin çıngırak sesine benzer bir ses şeklinde gelmesi
e) Arada bir vasıta olmaksızın Allahın doğrudan kendisine hitap etmesi
f) Perde arkasından bir ses işitilmesi şeklinde gelmesi

Peygamberimize ilk vahiy 40 yaşındaiken geldi. Bu suretle başlayan Peygambarlik devri 13 yılı Mekke 10 yılıda
Medine dönemi olmak üzere 23 Yıl sürmüşdür.
Miladi 610 senesinin Ramazan ayında ibadet için Yine Hira dağındaki mağaraya inzivaya çekilmişdi. Bu ayın 27.
(gecesi) sabaha karşı vahiy meleği Cebrail kendisine ilk vahyi getirdi. İlk vahy olayı şöyle ceryan etti: Peygamberimiz mağarada tefekküre dalmışken kendisine görünen Cebrail:
_ 'Oku'dedi . Peygamberimiz büyük bir hecan içindde:
_ 'Ben okuma bilmem'karşılığını verdi. Cebrail O'nu tutarak takati kesilinceye kadar sıktı ve tekrar:
_ 'Oku' dedi. Hz. Peygamberimizin cevabı yine:
_ 'Ben okuma bilmem' oldu. Cebrail, O'nu tekrar tutup sıktı ve üçüncü defasında ;ikra Suresi; nin ilk beş ayeti
ni okudu. Bu ayrtlerin anlamı şöyledir.
;Yaratan Rabbinin adıyla oku. O insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku Rabb'in büyük kerem sahibidir. O ,insana
kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini öğretti.

İlk vahiy buşekilde geldi.

İLK MÜSLÜMANLAR

Hz Muhammed (s.a.v)'in Allah'ın Resülü ve söylediklerinin Allah emri olduğuna inanan ilk insan ,hanımı Hz. Hatice oldu. Çocuklardan yeğeni Hz. Ali ,azatlısı Harise oğlu Zeyd ve eski dostu Hz. Ebu Bekir,Hz.Haticenin peşinden O'na inanarak müslüman oldular.
Daha sonra Ebu Bekirin Aracılığıyla Affan oğlu Osman ,Avvaam oğlu Zübeyr ,Avf Oğlu Abdurahman ,Ebu Vakkas oğlu Sa'd ve Ubeydullah oğlu Talha ilk müslümanlara katıldılar.

MÜŞRİKLERİN KÖTÜLÜKLERİ

Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim insanları mü'min ,müşrik ve munafık olmak üzere üç grupta toplamaktadır. Hz Muhammed
(s.a.v)'e inanıp O 'nun Allah tarafından getirdiği her şeyi kabul edenlere mü'min denilir. Hz Muhammed (s.a.v) 'in Peygamberliğini kabul etmeyip, getirdiği şeyleri yalanlayanlara ise müşrik denilirdi. Hz Muhammed (s.a.v) 'in getirdiklerine kalben inanmadığı halde inanamış görünene iki yüzlü kimselere de münafık denir. İslamın getirdiği imkanlar dan faydalanmak veye müslümanlara zarar varmek dışında birşey düşünmeyen münafıklar Medine döneminde ortaya çıkmışlardır.

Mekke devrinde mekke mürşiklerinin müslümanlara yapttığı kötülükler beş safhaya ayrılır.
a) Alay safhası
b) Hakaret safhası
c) İşkence safhası
d) İlişkileri kesme safhası
e) Şiddet kullanma safhası

İSRA VE MİRAC OLAYI


Allah ,Peygamberliğinin 11. yılı Recep ayının 27. gecesinde Hz Muhammed (s.a.v)'e isra ve Mirac mucizesini lutfetti.

İsra Peygamberimizin gecenin azbir bölümünde Mekke'teki Mescid-i Haram'dan Kudüs'deki Mescid-i Aksa'ya götürülmesidir.
Mirac ise ,Mescid-i Aksa'dan ulvi aleme çıkarılması olayıdır.


PEYGAMBERİMİZİN HASTALANMASI VE İRTİHALİ

Peygamberimiz sefer ayının sonlarına doğru Mute savaşının ceryan ettiği bölgeye gönderilmek üzere bir ordu hazırlamışdı. Ordunu başına Mute şehidi Zeyd'in genç oğlu Üsame'yi geçirmişti. Ancak ordusu şehirden ayrılmadan kendisi hastalandı.

Vefatına sebeb olan hastalığı Safer ayının son günlerinde başladı. Zevcelerinden meymune'nin odasında tutulduğu hastalığın ilk günleri ni sırayla zevcelerinin evini dolaşarak geçirdi. 13 gün süren hastalığının şiddetlen diği günlerde ise ,diğer hanımlarından izin alarak Hz. Aişe'nin odasında yattı. Son günlerini bu odada geçirdi. Ateşi gitdikçe artıyordu. Önceleri mescide çıkıp namaz kıldırırken son 3 günde mescide çıkmadı. Mescide son çıkışlarında ashabına önemli konuşmalar yaptı. Bu kanuşmalarda kendisininde ,her insan ve her Peygamber gibi öleceğini bundan korkmamalarını tavsiye etti. Ashabına ilk Muhacirler ve Ensara karşı iyi davranmalarını emretti. Muhacirlere ve Ensar'a Ayrı hitap ederek birbirlerine karşı iyi davranmalarını tavsiye etti ve her iki grubun fazilet ve üstünlüklerini dile getirdi.

Üsame ordusunun gönderilmesini mescide açılan kaplardan Ebu Bekir kapısı dışındakilerin kapatılmasını söyledi. Mescide çıkamadığı son 3 gün içinde yerine vekil olarak Hz Ebu Bekir'i imam tayin etti. Bu 3 gün zarfında ancak bir defa mescide çıkabildi.

Rebiülevvel ayının 13 ü Pazartesi günü hastalığı biraz hafiflemişti. Hz. Aişe'nin odasından ,sabah namazı kılmakta olan ashabına baktı. Peygamberimizi gören ashab O'nun iyleşme alametine sevinmişti. Ancak Peygamberimiz odasına dönüp tekrar yattı. Ellerini yanındaki su kabına batırıp yüzüne sürüyor ve devamlı Kelime-i Tevhid getiriyordu. Aynı gün " En yüce dosta, en yüce dosta" diyerek ruhunu teslim etti. Ebedi aleme göçdüğü sırada 63 yaşındaydı.

Ölüm haberi kısa sürede yayıldı. Bu haber ashap üzerinde derin tesirler yapmış ve onları derin bir mateme boğmuştu. Öyle bir şaşkınlığa düştülerki ,Peygamberlerinde diğer insanlar gibi ölecekleri gerçeğini sanki unuttular. Metanetiyle bilinen Hz. Ömer
bile 'O'nun ölmediğini söylüyor ,öldüğünü söyleyenleri ölümle tehdit ediyordu.

Onları bu şaşkınlıktan kurtaran Peygamberimizin sadık dostu Hz. Ebu Bekir oldu. Acı haberi Sunh mevkiindeki evinde alan Ebu Bekir ,doğruca Mescid-i Nevbevi'ye geldi. Telaş içindeki kalabalığa bakmaksızın doğruca ,Peygamberimizin bulunduğu odaya gitti. O'nun yüzünü açtı ve ağlayarak:

_ Babam ve anam yoluna feda olsun Ya Rasülellah! Sağlığında iken güzeldin; ölümündede aynı şekilde güzelsin, dedi. Sonra eğilip yüzünü öperek ,dışarı çıktı. Mescidde ne yapacağını şaşırmış müslümanlara akıllarını başlarına getiren bir konuşma yaptı. Konuş masının sonuna doğru:

- İçinizde Muhammed'e tapanlar varsa ,iyi bilsinler ki ,Muhammet artık ölmüşdür.Allaha tapanlara gelince ,bilsinlerki ,Allah ba
kidir ,asla ölmez ,dedi. Arkasından şu anlamdaki ayetleri okudu:

_ "Muhammet sadece bir elçidir. Ondan önce de Peygamberler gelip geçmişdir. Eğer O ölür veya öldürülürse geriyemi döneceksiniz? Her kim ökçeri üzerinde geriye dönerse Allah'a hiçbir zarar vermez. Allah şükredenleri mukafatlandıracaktır" (Al-i İmran ,3/144)

Onun bu konuşması halkı yatıştırdı. Artık müslümanlar Hz.Peygamberin öldüğü gerçeğini acıda olsa kabul ettiler. Pazartesi günü öğlenden sonra vefat eden Peygamberimizin cenazesi ,ancak salı günü hazırlana bildi. O'nu Hz. Ali yıkadı ; Hz. Abbas ve oğulları ile Üsame ve Şükran da yıkamada yardımcı oldular . Kefenlendikten sonra cenaze sedirin üzerine konuldu. Önce erkekler ,sonra kadınlar ,daha sonra da çocukları olamak üzere müslümanlar küçük gruplar halinde gelerek vefat ettiği oda da O'nun cenaze namazını imamsız olarak kıldılar.

_ Nereye gömüleceği hakkında çeşitli fikirler vardı. Ancak Ebu Bekir Peygamberlerin öldükleri yere gömüleceğini bildiren hadisi hatırlattı. Bunun üzerine Hz. Aişe'nin odasına kazılan kabre ,salıyı çarşambaya bağlayan gece yarısı defnolundu.

Anahtar kelimeler: Peygamber, Efendimizin, Kabri, resimleri, resmi, resimler, fotoğraflar
İndirilme: 4
Puan: 3.59 (10 )
Ekleyen: Resimci78

 

 

 

 

Yorum:

000

 

bu kesinlikle peygamberimizin kabri değil hz. mevlana nın kabridir

 

nalan, 09.01.2009 22:48

 

 

YARADAN YÜCE MEVLAMIZI GÖREN TEK O EFENDİMİZ

 

MADEM YORUM YAPMAMIZ İSTENİYORSA BEN 199VE 2000 YILLARI NASİP OLDU OTOBÜS ŞÖFÖRÜ OLARAK GİTTİM KABRİ OLDUĞUNU SÖYLEDİKLERİ SERAMİK KAPLI DÜZ DUVAR DI HERYERİ KAPALI İÇERİDE OLDUĞUNU SÖYLEDİLER HAC ZAMANI OLDUĞU İÇİN İNSAN SELİ DÜNYA MÜSLİMANLARI ORADAYDI ASKER POLİS ÇOKDA YAKLAŞTIRMASADA O DUVARA YÜZ SÜRDÜM VAKİT NAMAZI KILDIM OKADAR YAKLAŞTIM YA ALLAH ARZU EDEN HER KULA NASİP ETSİN <<<BU RESİM İÇERDE OLUP GÖRMEMİŞ OLABİLİRİM BU DEĞİL DEMEK OLMAZ ÖNEMLİ OLAN BENİM 10 ADIM A KADAR YAKLAŞMIŞIM O YETER LAKİN DAHA EVDEYKEN YOLA ÇIKMADAN 2 GECE EVVEL RÜYAMDA KABRİNDE YATARKEN KENDİNİ GÖRDÜM <<HADİSİ ŞERİF DE DİYORKİ BENİ RÜYASINDA GÖREN SAKIN TEREDDÜTE DÜŞMESİN BEN O GÖRDÜĞÜNÜZÜM DER <<SAYGILARIMLA HALİL TÜRK / BURSA

 

HALİL TÜRK, 16.01.2009 00:55

 

 

PEYGAMBER EFENDİMİZ

 

peygamber efendimizin yolunda yürüyelim...onun izinde gidelim...

 

yımaz ailesi, 20.01.2009 12:58

 

 

osman gazi türbesi

 

arkadaşlar resim osman gazi türbesine aittir google da resimlerde aratıp kolayca bulabilirsiniz kıyaslayın allah rızası için ...
peygamberimiz hakkında yanlış bilgiler dolaşıyor mevlana ve osman gazi türbeleri kabri şerif diye tanıtılıyor lütfen biraz daha hassas olalım .

 

serkan, 26.02.2009 00:53

 

 

ne o hakkı nede habibini anlayamıyor ve anlamamak için uğraşıyoruz!!!!

 

ESSELAMÜN ALEYKÜM BU YAZIYI OKUYAN KARDEŞLER SADECE DİCEĞİM ALLAH CC,LÜHÜ KENDİSİNE KUL HABİBİ EDİBİ SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ HZ MUHAMMED MUSTAFA SAS'E ÜMMET EYLESİN VE BU DUAYI HER DAİM EDELİM ALLAH CC,LÜHÜ KABUL ETSİN,ESSELAMÜN ALEYKÜM...

 

mehmet, 25.05.2009 12:56

 

 

gezmek

 

sahaser

 

ramazan, 22.09.2009 14:54

 

 

lütfen ama lütfen

 

hiç bir zaman bilmeden görmeden duymadan karar vermeyelim bu kesinlikle yanlıştır

 

yunus, 14.02.2010 07:07

 

 

kabir dogrusumu bilemiyorum eski görüntü

 

slm kardes allahin izniyle ben hac vazifemi yaparke oray gittim yanliz demir korkuluklarin arkasinda baktim yanliz acik bir mavi ton rekli fayans bir anit gördüm inanin bakmak cok zordu cünkü göz actirmiyordu koruyucular . onun icindir birsey diyemiyorum yanliz bazi kisiler yalan yanlis resimlerle o mubarek insan icin yanip kavrulan yürekleri aldatiyorla yaz yazik allah afetsin kardes insalalah sin bu görüntü gercegidir.esselamun aleykum allaha emanet olun

 

a.c, 06.03.2010 17:25

 

 

düzeltme

 

bu resim efendimizin kabri olmamakla beraber hz. pirin de değil osman gazinin türbesidir

 

ckenan, 13.04.2010 02:14

 

 

soru

 

peygamberimizin rahip bahirayla arasında geçen konuşmanelerdir ve sütannesine verilirken nasıl bir olay yasanmıştır

 

sıla, 14.07.2010 12:37

 

 

{soru}

 

peygamberimizin rahip bahirayla arasında geçen konuşma nelerdir ve sütannesine verilirken nasıl bir olay yaşanmıştır

 

mavi:)gözlüm:):):):):):):), 09.12.2010 17:21

 

 

 

 

 

 Yorum gönder


İsim giriniz:

Yorumunuz için başlık girin:

Yorum:





Please enter the letters or digits that appear in the image. If you have problems identifying the image, click on it to get a new one.

 

 

Main Menu


Home

Resim Kutusu

En İyi Resimler

Yeni Yüklenen Resimler

Advanced search

 

Aradığın Resmi Kolayca Bul

 

 

 

Kayıtlı Kullanıcılar

Kullanıcı Adı:


Şifrenizi Girin:




 Şifremi Unuttum

 

 

RSS Feed: Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) in Medine-i münevverede bulunan Mubarek  kabri Şerifleri (comments)
 

Powered by 4images 1.7.6 Copyright © 2002 4homepages.de

Harikasozler.net